SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   23 Ekim 2017, Pazartesi

Ekim 2017 Sayısı

Yıl : 14 | Sayı : s_162

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Arşiv
     İletişim

http://www.sandvik.coromant.com/tr


http://www.plasteurasia.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 

































 

Ahmet Yılmaz
Extim GmbH, ayilmaz@extim.de


Yerli ya da Yerle Bir Olmak


Sayıca zaten fazla olmayan ve büyük emek, özveri ve maliyetlerle günümüze kadar gelen birçok yerli işletmemiz elden çıkıyor. Bu yerli işletmeler hemen her sektörden. Basındaki bazı haberlere bakacak olursak bu yerli işletmelerin yabancılara satılmasına sevinmemiz gerekiyor. Zira bu satışlardan dolayı ülkeye döviz giriyor ve ayrıca bu işletmelerin yeni sahipleri bu ürünleri tüm dünyaya pazarlayacaklar. Bir taraftan yerlilik ve millilik konusunda seferberlik ilan edilir iken diğer taraftan birçok firmanın milli ve yerli olma sürecinden çıkışını nasıl izah edeceğiz? Ya da bu süreci nasıl okumalıyız?

Sanayide 100 yıl demiyorum, 70-80 yıllık geçmişe sahip özel teşebbüs ürünü yerli işletmelerimizin sayısı oldukça azdır. Hatta bu işletmelerin çoğunun atölye tipinden fabrika tipine geçişleri bile oldukça yeni bir tarihe rastlar. Kuruldukları dönemin zorluklarına ve tüm olanaksızlıklarına rağmen bu işletmeleri kuran ve bugünlere getiren insanlarla sohbet ettiğimde gözlerinde hala o heyecanı, enerjiyi görür, kendileri ile gurur duyarım. Gurur duyarım, çünkü ülkemizde herhangi bir endüstriyel tarih ve kültürden bahsediyorsak bu insanlar sayesindedir. Varını yoğunu atölyeye sonrasında fabrikaya yatıran ve fabrikadan kazandığını yine fabrikaya yatıran bu neslin insanlarının en önemli diğer yatırımı da çocuklarının eğitimine idi. Daha iyi eğitilmiş kuşak ile fabrikayı geleceğe armağan etmek gibi bir ideale sahiptiler. Şimdilerde her şey değişti; devir değişti, idealler, hedefler, iş kültürü her bir şey değişti. Değişen zamana ayak uydururken artık elimizden bir bir yerli işletmeler çıkıyor. Yeni Babayiğitler ararken eldeki babayiğitleri kaybediyoruz!

Niyetim klasik endüstri romantizmi yapmak değil! Yerli-yerel-milli konularda ne düşündüğüm bu dergi okuyucuları tarafından az çok biliniyor. Yanlış anlaşılmaya mahal vermemek için tekrar edelim; şirket satılmalarına karşı değilim. Hatta bu yeni dönemde şirket satın alımlarının bir büyüme stratejisi olarak önemli olduğunu düşünürüm. Bunu en iyi bir şekilde Çin, Hindistan ve Meksika-nın hatta bir dönem Rusya-nın başarılı şekilde uyguladığını gördük. Türkiye-nin de bir elin parmağını geçmeyecek sayıda bu tür eylemler gerçekleştirdiğini belirtelim ama son derece az ve yetersiz!

 Gözbebeğini korumak

Yerli firmaların satışının sadece sahiplerinin şahsi hırslarından kaynaklanmadığını küresel ve bir o kadar da yerel gelişmeler neticesinde satmak zorunda kaldıklarını biliyorum. Acaba bu noktada yapılacak bir şey yok mudur? Stratejik öneme sahip bazı işletmelerimizin kuşaklar üstü yaşamasını temin edecek bir ekosistem geliştirilemez mi? Çünkü yeni teşvik sistematiği ile yeni ekosistemler oluşturmaya çalışıyoruz ama eldekileri kaybediyoruz. Bu tezatlık giderilemez mi? Pekâlâ giderilebilir. Hatta bu konuda elimizde gelişmiş kapitalist ülkelerin - mesela ABD ve Almanya – örnekleri var. Bir devlet politikası olarak kaybedilmiş bazı endüstriyel branşların geri kazanılması ya da bunların kaybedilmemesi için alınmış bir dizi önlemler var. Finansman desteklerden, teşviklere hatta bizatihi devletin hissedar haline geldiği önlem ve kurtarma operasyonların sayısı oldukça fazla. Dünya ihracat şampiyonu ve liberal dış ticaret politikalarının savunucusu Almanya bile bazı sektörlerde işletmelerin Çin-li yatırımcılara satışını belli bir izine bağladı.  

Yerli-Milli araç projesi için epey bir kaynak kullanılırken Türkiye-nin önemli bir kazanımı, mevcudu olan Tarım Makina ve Ekipmanları grubunda elimizde yerli firma kalmadı. Korkarım ilerde bu sektörde yeniden babayiğit arayışına gireceğiz. Oysa bu alanda bu firmalarımızın küreselleşmesini, modernize edilmesini teşvik etseydik, destekleseydik zaten önemli bir pazar olduğumuz bu sektörde yerlilik oranını daha fazla artırmak ve de katma değer oranını yükseltmek –ki bu sektörde yerlilik oranı gayet iyi seviyelerde- hiçte zor olmayacaktı ( bu konularla ilgili olarak sadece koruma amaçlı yapılan dışticaret mevzuatında yapılan değişiklikleri yeterli görmediğimi belirteyim. Bir de kastettiğim korumanın ötesinde destek ve teşvik zaten).

Yeni endüstriyel döneme ayak uydurmak, hazırlanmak bir nevi aslında endüstriyel tarihe, mirasa bunların somut göstergesi olarak işletmelere sahip çıkmakla mümkün.  Bu işletmeleri ileriye taşıyacak önlemler ve destekleyici politikalar üzerine acilen düşünme zamanıdır. Gelecek üzerine tasavvurlar elinizdekileri de yitirmemeye azami özen gösterdiğinizde anlamlı hale gelir. 

 

  İlgili Haberler

 

İnovasyon ve Liderlik
TÜRDER Genel Başkanı Doç. Dr. Uğur ÖZGÖKER- in Yeni Kitabı Çıktı
Gangnam (G.Kore) Style: Verimli ve Dev Şirketler Oluşturmak
CTC Eğitim, Bireysel / Kurumsal Koçluk ve Kuruma Özel Eğitim Hizmetleri Veriyor
2023 imkansız değil

  İlgili Yazılar

 

Traktörde Dünyanın Üretim Üssü Oluyoruz
Türkiye İnovasyon Ekosistemi
Dünya Geleneksel Üretim İlişkilerinden -Dijital Kapitalizm-e Geçiyor
ERP-ye Geçmeden Önce Yapmanız Gerekenler
İhracatını Arttırmak İsteyen KOBİ-lere Mektup
 

http://hefist.com














































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi