SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   21 Ekim 2018, Pazar

Ocak 2018 Sayısı

Yıl : 15 | Sayı : s_165

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Arşiv
     İletişim

http://www.kaucukistanbul.com


https://www.sandvik.coromant.com/tr-tr/campaigns/primeturning/pages/default.aspx?internal_camplink=primeturning&internal_camplink_type=highlight


https://www.trex.com.tr




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 





























 

H. Yücel Koç

Yeni Şeyler Söylemek Lazım Cancağızım


Geçtiğimiz haftalarda Dünya-da, Black Friday çılgınlığı haftası idi. Hep böyle miydi hatırlamıyorum; sanki her yıl daha fazla gündemimize almamız için zorlanıyor diye düşünüyorum. Haberlerde Amerika-dan verilen izdiham görüntülerini izlerken hayretlere düşüyorum. Satın almanın psikolojisi, tatmin psikolojisi, kültürler arası farklılıklar, pazarlamanın geldiği nokta, medyanın gücü, daha bi çok şey... Gerçekten hayret verici...
 
Bizde de zaman zaman indirim günleri, mağaza açılış promosyon günleri düzenleniyor. Amerika-daki Black Friday çılgınlığının minik taklitlerine şahit oluyoruz ama şimdilik oradakilerle kıyaslanamaz bile. Umarım hiç kıyaslanmasın da. Her şey kararında güzel. Yağmaya dönüşen alışveriş çılgınlığının üreticimize de fayda sağlayacağına inanmıyorum, toplumumuza da…

Hatırlar mısınız 2005 yılıydı; paramızdan altı sıfır atıldı ve biz de vitrinlerde 99,99 TL gibi fiyatlarla karşılaşmaya başladık. Küçük bir dip not; bir süre YTL, sonra da TL olması için bir süre daha beklememiz gerekmişti… Pazarlama profesyonellerinin -cazibeli fiyatlar- dediği fiyatlar etiketlerde boy göstermeye başladı. Neyimiz var neyimiz yok fiyatlarımız, 1.09, 4.99, 5.49, 6.99, 9999.99 vb. Hatta ilk zamanlar normal fiyat koyanlara kötü gözle bakıldığını bile hatırlıyorum.

Bizde, 2005 yılı itibariyle hız kazanan bu fiyatlama dünyada çok uzun zamandır kullanılan bir pazarlama enstrümanı. Tüketicilerin beyinlerine küçük bir illüzyonla müdahale ederek satın almalarına etki etmeyi amaçlayan basit bir uygulama. Pazarlama sihirbazları insanların tercihlerini etkilemek için öyle düşündüğünüz gibi çok akıl almaz şeyler yapmıyorlar. İnsan beyninin algıda düştüğü basit hataları basitçe değerlendiriyorlar. Renkleri, şekilleri, ışıkları, müzikleri, kelimeleri, harfleri doğru kullanarak hiçbir zaman ihtiyaç duymayacağımız şeyleri bile bize kolayca aldırabiliyorlar.

İnsan beyni yıllarca bu fiyat illüzyonunu yedi; pazarlamacılar da güzel güzel kullandı. Satıcılar da bu enstrümanın ekmeğini yedi. Ama değişmeyen tek şeyin değişim olması nedeniyle bu enstrüman da değişti. Çünkü insan değişti. Düşünsenize aslında 2005 yılından beri insanlara -etiketlere 1 kuruş, bazen 1 para indirim yazıyorum, sen de bunu yiyorsun, çok komiksin müşteri!!- yazılıyor ve bekleniyor ki hala sistem çalışsın. İnsanlar o 1 kuruşun anlamsız olduğunu biraz geç de olsa anladılar. Toplumsal algının olgunlaşması uzun sürüyor ama sonunda öyle ya da böyle doğruyu buluyor.
  
Black Friday nedeniyle Amerika ve Avrupa-da pazarlamayı iyi kullanan firmalar ne yapmaya başlamışlar diye baktım. -Tüm derdim ülkeye hizmet.- Yoksa inanın pazarlama, uzun zamandır tamamen konum dışında. Öncelikle daha fazla yüzdesel indirim kullanmaya başlamışlar. Black Friday dışında da... Rakam kullandıklarında da 3.88, 49.88, 99.88, 19.07, 99.07 gibi fiyatları etiketlerinde kullanmaya başlamışlar. İşin özü birileri yeni şeyler söylemeye başlamış. Üstelik uzun zamandır. Hala sonu 99 olan etiketler yok mu? Olmaz mı? Çoook. Kemikleşmiş alışkanlıkları değiştirmek kolay olmuyor. Bu uygulamaları sürdüren birçok işletmede doğru pazarlama profesyoneli yok, hatta hiç pazarlama profesyoneli yok. Olanların da doğru uygulamaları bulabilmeleri için, tıpkı bir mühendisin, doktorun durmaksızın okumasını, eğitimini devam ettirmesini, kongreleri, seminerleri izlemesini beklediğimiz gibi, onların da yeni gelişmeleri takip etmelerini beklemeli ve istemeliyiz.
  
Etiketler üstünden yeni şeyler söylemeyi konuştuk. Bu konu herkesin ilgisini çekebilecek, herkesin aşina olduğu ve güncel bir konu olduğu için yazdım. Asıl anlatmak istediğim ise değişim, durmaksızın yeni şeyler söyleyebilmek. Her şey o kadar hızlı değişiyor ki. Değişemiyorsak, yerimizde sayıyorsak hıza uyum sağlayamıyorsak yok oluyoruz. Dün söylediklerimizle bugün söylediklerimiz, hatta yarın söyleyeceklerimiz de birbirinin aynıysa, yaşadıklarımız da aynı ve sıkıcıdır. Rutin dediğimiz şey işte tam da budur. 

Bu hafta başı ilk gün sabah işe giderken en iyi fırından kurabiyeler, börekler alın; havalar soğudu, sıcacık bitki çayları, kahveler söyleyin; toplayın ekibinizi... Bilgisayardan Sezen Aksu-nun -Işık Doğudan Yükselir Albümü – Yeniliğe Doğru- parçasını açın. Hafta sonunu nasıl geçirdiklerini sorun. Çocukları sorun. Anılardan dem vurun. Kahve kokusuna keyfin iliştiğini, güzel bir haftanın başlayacağını hissedin. Hissettirin… Şirketinizi konuşun. Onlara bugüne kadar yaptıkları için teşekkür edin. Sonra işinizin daha iyi olması için farklı fikirleri olup olmadığını sorun. 

Sonrası… Sonrası sizde… Benim yerim bitti.
Mevlana-nın sözleriyle bitirelim:

Her gün bir yerden göçmek ne iyi.
Her gün bir yere konmak ne güzel.
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş.
Dünle beraber gitti cancağızım,
Ne kadar söz varsa düne ait.
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.
Sevgiyle Kalın…



 

  İlgili Haberler

 

İlgili haber bulunamadı!

  İlgili Yazılar

 

İlgili yazı bulunamadı!
 

https://www.ankiros.com




















































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi