SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   14 Ağustos 2018,

Temmuz 2018 Sayısı

Yıl : 15 | Sayı : s_171

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Arşiv
     İletişim

http://www.kaucukistanbul.com


http://www.metalexpo.com.tr/


http://comvexistanbul.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 





























 

H. Yücel Koç

İğneyi Önce Kendine Batırabilmek


Doğru bildiğimiz yanlışlar  ve benzeri başlıklara sahip içeriklerle gazetelerde, dergilerde, internette karşılaşmışsınızdır. Mutlaka bir kaçını da okumuşsunuzdur. Ben severim. Her okuduğumda da eğlendiğimi düşünürüm. Örneğin diş fırçasını kullanmadan önce ıslatmak gelenekselleşmiştir, oysa ki ıslatmamak gerekir. Balıkla birlikte kesinlikle yoğurt yemeyiz. Yoğurt ve balık ikilisinin zehirleyeceğine inanırız. Aslında birlikte tüketilmesi hayat kurtarıcıdır. İbn-i Sina nın Türk olduğuna inanırız. Büyük ihtimalle Fars kökenliydi. Devekuşlarının gizlenmek için kafalarını kuma soktuklarını sanırız. Bu güne kadar kafasını kuma sokan bir devekuşuna rastlanmamıştır. Sizce de eğlenceli değiller mi?

İşletmelerde de böyle doğru bildiğimiz pek çok yanlışlar var. Ama bugün özellikle bir tanesini açmak istiyorum:  Yönetenler genellikle hata yapmaz.  Özellikle bu yöneten patronsa o hiç hata yapmaz. Hata varsa, o hata işletmeyi yönetmeyen birileri tarafından yapılmıştır.

İşletmelerdeki büyük hataların büyük kısmı işletmeyi en üst seviyede yönetenlerce yapılır. Bu hataların büyük olmalarının nedeni ise sorgulanmaz olmalarındandır. O nedenle de yarattıkları yıkımlar büyük olur. Patronun veya üst düzey yöneticinin icraatlarının ülkemizdeki işletmelerde sorgulanıp, eleştirilebilmesi ne kadar mümkündür? İşte bu nedenledir ki patronun veya üst düzey yöneticinin hata yapmayacağı, gelenekselleşmiş doğru bilinen bir yanlıştır.

Bu yazı yakın zamanda şahit olduğum bir patronun,  Ben yaptım, yaptıysam doğrudur , bakış açısından doğdu.  Bizim tarz ülkelerde özellikle patronlar işletmeleri için büyük özveri gösterir, çok emek sarf eder. Genellikle işletmenin büyümesinde en büyük paya onlar sahiptir. Bu çabaların sonucu onları daha fazla söz sahibi, daha fazla sorumlu kılar. Patronun bilgisi, vizyonu şirketin büyümesiyle paralel yürüyorsa, bu söz sahipliği liderliği getirir ki o da kesinlikle iyi sonuçlar doğurur. İşletme büyürken patron yerinde sayıyor, liderliği üstlenemiyorsa, işte o zaman durum vahimdir.

İşletmeler de büyüyebilmek için özgür düşünce, vizyoner bakış açısı, çağın önünde gidebilme azmi istiyorlar. Tıpkı devletlerde, ailede, birçok benzer kurumda olduğu gibi. Bu saydıklarımıza inanan patron ve yöneticiler gelişmeyi sürdürülebilir kılıyor. Patron ve yöneticiler egolarından, ben merkezli hırslarından sıyrılabilirlerse işletme gelişiyor ve kalıcı oluyor.

Negatif hırslarına yenik düşen, ben ne diyorsam doğrudur diyen, eylemlerinin sorgulanmasına müsaade etmeyen patron ve yöneticiler işletmelerine ağır zararlar veriyorlar. Güç zehirlenmesine yakalanmaktan kurtulamıyorlar. Ne yazık ki bir süre sonra içine düştükleri durumu göremez hale geliyorlar.

Birçok yönetici görünmez hedeflerinin en başına, kendilerine sunulan koltuklardan olmamayı koyuyorlar. Bu yöneticiler işletmeleri kısa vadelerde başarılı yapabilseler de, uzun vadelerde başarısızlığa mahkûm ediyorlar. Mutlaka başarılı olmalıyım, ne pahasına olursa olsun düşüncesinin gerçek başarıyı getirmesi mümkün olabilir mi? Bu düşünce işletmelerdeki aidiyet duygularını, ekip olabilme becerilerini yok ediyor. Çalışanların yaptıkları işe günlük ve yüzeysel bakmalarına sebep oluyor. Motivasyon ve iletişim kazalarını artırıyor ve mutsuz çalışanlar oranını artırıyor. Mutsuz çalışanlar arttıkça da verim düşüyor, karlılık düşüyor, başarısızlık kaçınılmaz oluyor.

Özellikle patronların işletmelerin içindeki vizyon, bilgi ve birikimlerine güvendikleri, işletmelerinin  vicdanı  kabul edebilecekleri insanları artırmaları önemli bir gerekliliktir. Bu işletmelerin  vicdanı  görevini üstlenebilecek kişiler, o işletmelerin sigortalarıdır. Patronların düşüncelerinin sağlamalarını yapabilecekleri enstrümanlarıdır. Özellikle önemli kararlar öncesinde ve sonrasında bu sağlamaları yapabilmeleri onları önemli hatalardan kurtaracaktır. 

Yöneticilerin ise evrensel doğrulara bel bağlamamaları, kendilerini geliştirmekten vazgeçmemeleri, başarının iyi ekiplerle kolay ve uzun vadeli olabileceğine inanmaları gerekmektedir. 

İşletmeleri doğru kurumlar haline getirmenin sağlayacağı faydalar, küçük kişisel menfaatlerin çok ötesindedir ve her türlü saygıyı hak eder. İyi anılmayı hak eden yöneticiler, emin olun ki saygı duyulan insanlardan çıkar.

Umut dolu günler dileklerimle.


 

  İlgili Haberler

 

İlgili haber bulunamadı!

  İlgili Yazılar

 

İlgili yazı bulunamadı!
 

http://aseurasia.com

http://maktekfuari.com/online-davetiye




















































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi