SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   18 Aralık 2018,

Temmuz 2018 Sayısı

Yıl : 15 | Sayı : s_171

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Arşiv
     İletişim

https://www.trex.com.tr


http://tubeandsteelistanbulfair.com/




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 



























 

Nilgün Yalım Eren
yalimeren@yahoo.com.tr


Ufak Şeyleri Dert Etmeyin (2.Bölüm)


Dr.Richard Carlson (1961-2006)

Dr.Richard Carlson, Amerikalı yazar, psikoterapist, ve motivasyon konuşmacısıdır. 1961 doğumlu olan yazarın ilk kitabı 1985 yılında yayınlanmıştır.  Ufak şeyleri dert etmeyin, hepsi de ufak şeylerdir  kitabı 1997 yılında en çok satanlar listesine girmiş ve iki yıl boyunca en çok okunanlar listesinde kalmıştır. 2006 yılında kitap tanıtımı için San Francisco dan New York a giderken uçakta hayata veda etmiştir. 

Bu değerli kitabın özetini bölümler halinde paylaşmaya devam ediyorum: 

11- Bırakın Çoğu Zaman Başkaları Haklı Olsun:
 
Kendinize sormanız gereken en önemli sorulardan biri şudur:  Haklı olmak mı istiyorum? yoksa mutlu olmak mı?  çoğu zaman aynı anda ikisi birden mümkün değildir. 

Bir düşünün bugüne dek size hiç haksız olduğunuz söylendi ve siz bunu söyleyen kişiye  Sen haklısın bana haksız olduğumu gösterdiğin için çok teşekkür ederim  dediniz mi?  Ya da tanıdığınız bir kimse hatasını düzelttiğiniz için veya haklı çıktığınız için size teşekkür etti mi? İşin gerçeği, hepimiz düzeltilmekten nefret ederiz. 

Hepimiz sözlerimize başkaları tarafından saygı gösterilmesini ve anlaşılmasını isteriz insanların en büyük arzularından biri başkaları tarafından dikkatle dinlenmektir ve dinlemeyi bilenler herkes tarafından en çok saygı ve sevgiyi görürler. Daha geçimli ve sevecen olmanın en güzel yolu haklı çıkmanın zevkini başkalarına bırakmaktır. 

12- Daha Sabırlı Olun
 
Hedeflediğiniz huzurlu bir yaşam için sabırlı olmanın önemi çok büyüktür. Daha sabırlı olabildikçe yaşamın kendi istediğiniz gibi olmasında ısrar etmeyi bırakıp mevcut durumu kabullenmeye başlarsınız. Sabır olmaksızın hayat çok zor ve bezdirici olabilir, kolayca sinirlenip öfkelenebilirsiniz. 

Tıkanmış bir trafikte kalıp randevunuza geç kaldığınızda kendinize sakin olmayı hatırlatın, derin nefesler alın aslında işin gerçek boyutları yanında geç kalmanın ufak şeyler olduğunu düşünün. 
Sabır ayrıca başka insanların kötü niyetli olmadığını da görebilmektir. Yeterince derinlemesine bakabilirseniz hem insanlarda hem de sizi bunaltan durumlardaki art niyetsizliği görebilirsiniz ve bunu görmek sizi insan yapacaktır.

13- Sabır Geliştirme Egzersizleri Yapın

Sabır bilinçli bir egzersiz programıyla çok geliştirilebilecek bir yürek işidir. Kendi sabrımı geliştirebilmek için bulduğum etkili bir yöntem, egzersiz yapacağım belirli ders saatleri yaratmak oldu. Hayatın kendisi bir dershane olurken ders konusu da sabır oluyor. Kendinize şunları söyleyerek başlayabilirsiniz  Şu andan itibaren 5 dakika boyunca hiçbir şeyin beni sinirlendirmesine izin vermeyeceğim ve sabırlı olacağım  Bunun sonucu sizi hayretler içinde bırakacaktır. Sabırlı olma niyetimiz özellikle kısa süreli olduğunu bildiğimiz için, bizim sabrımızı oldukça arttıracaktır. Bu beş dakikalık dilimleri başarıyla uyguladıktan sonra bundan daha uzun sürelerde de sabırlı olabileceğinizi göreceksiniz.

En zor durumda bile önünüzdeki sorunun ölüm kalım meselesi değil, sadece aşılması gereken küçük bir engel olduğunu hatırlayın.

14- Sevgi Elini Önce Siz Uzatın

Pek çoğumuz bir tartışma yanlış anlama veya küçük kırgınlıklara dört elle sarılırız. Kırıldığımız kişi bir dost veya akraba olsun inatla onun bize el uzatmasını bekler, onu bağışlamak ve eski ilişkiyi tekrar başlatmak için bunun tek yol olduğuna inanırız. 

Sağlığı iyi olmayan bir hanım bana oğluyla üç yıldan beri konuşmadığını söyledi.  Neden?  diye sordum bana gelini ile ilgili bir konuda ters düştüklerini ve önce oğlu aramadıkça onunla bir daha hiç konuşmayacağını söyledi. Ona kendisinin el uzatmasını önerince önce itiraz etti ve bunu yapamam çünkü onun özür dilemesi gerekir dedi. Biricik oğluna elini uzatmadan neredeyse ölmeye bile hazırdı. Biraz tatlı dil döküp onu ikna ettikten sonra telefon açmayı kabul etti. Sonuçta annesi onu aradığı için oğlu büyük minnet duydu ve kendiliğinden özür diledi. 

Taraflardan biri fırsat bulup dostluk elini uzatırsa bundan herkes kazançlı çıkar
Haklı olmak hiçbir zaman kendinizi mutlu etmekten daha önemli değildir. Mutluluğun yolu yargıları bir yana atıp sevgi elini uzatmaktır. Bırakın başkaları haklı olsun, bu sizin haksız olduğunuz anlamına gelmez.  Eğer işe yaramazsa hiç dert etmeyin size üzerinize düşeni yapmanın huzuru yeter.

15- Kendinize Sorun: Bir Yıl Sonra Bunun Bir Önemi Olacak mı? 

Canımı sıkan bir konunun o anda ısrarla çok önemli olduğuna inandığımı gördüğüm anda kendi kendime bir oyun uydurdum. Oyunu oynamak için yapacağınız tek şey, şu anda canınızı sıkan durum her neyse onu şimdi değil bundan bir yıl sonra olduğunu hayal edin ve sonra kendinize sorun  bu durum gerçekten de benim bunu algıladığım kadar önemli mi?   Çoğu zaman hiç o kadar önemli değildir. Eşinizle, çocuğunuzla ya da patronunuzla bir tartışma olsun, kaçırılmış bir fırsat, kaybedilmiş bir cüzdan, projenin hoş çıkması bileğinizin burkulması vb. sorunlar büyük bir ihtimalle bir yıl sonra umurunuzda bile olmayacaktır. Yaşamınızı hiç etkilemeyen küçük bir ayrıntı olmaktan öteye geçmeyecektir. Bu kolay oyun size ihtiyacınız olan görüş acısını kazandırır. 

Enerjinizi öfke ve sözde sorunlarınızın altında ezilerek tüketmektense bunu sevdiklerinize ve yaratıcı düşünmeye ayırın.

16- Gerçeği Kabul Edin Hayat Adil Değildir

Hayat adil değildir. Bu yargı moral bozucu olsa da kesinlikle doğrudur. Bir çoğumuzun yaptığı hata yaşamın adil olması gerektiğine inanarak kendimiz ve başkaları için üzülmektir. 
Bu gerçeği kabullenmenin güzel yanlarından biri, elimizdeki imkanlarla en iyisini yapmaya zorlayıp, kendimizi acımamıza engel olmasıdır. 

Hayatın adil olmadığını kabullenmek yaşamımızı daha iyi hale getirmek için elimizden geleni yapmayalım anlamına gelmez. Tam tersine elimizden geleni yapmamızı öngörür. Hayatın adil olmadığını anlayıp kabullenmezsek hem kendimize hem başkalarına merhamet duyma eğilimi belirir. Merhamet ise doğal olarak yenilgiyi kabul eden bir duygudur ve herkesin olduğundan da kötü hissetmesine yol açar. Fakat hayatın adil olmadığını anlamışsak hem kendimize hem başkalarına karşı hissedeceğimiz şey şefkattir. Şefkat ise dokunduğu her yere sevgi ve iyilik bulaştıran yürekten gelen bir duygudur.

17- Bırakın Canınız Sıkılsın 

Ara sıra can sıkıntısının yararlı olabileceği fikrini ilk kez Washington yakınındaki La Conner adındaki kasabada bir terapistten öğrendim. İlk günkü çalışmamızda  Burada geceleri ne yapılır?  diye sordum. Cevabı şu oldu:  Kendini can sıkıntısına bırakmanı istiyorum, hiçbir şey yapma, eğitiminin bir parçası bu olacak  Önce şaka yapıyor sandım  Neden?  diye sordum. Eğer bir saatliğine bile olsa hiç direnmeden kendimi can sıkıntısına bırakırsam duyduğum sıkıntı çok geçmeden yerini huzura bırakacaktı, birkaç kez bunu uyguladıktan sonra da insan gevşemeyi öğreniyordu. Çok şaşırmıştım, fakat eğitmenim haklıydı.

Burada bahsedilen tembellik değil sadece gevşeme sanatını öğrenmektir. Bunun için özel bir teknik gerekmiyor, sadece oturun, dışarı bakıp kendi düşüncelerinizin ve duygularınızın farkına varın. Endişemizin ve iç mücadelemizin başlıca nedeni hep faal ve fazla mesai yapan aklımızdır. Aklımız her an odaklanacak bir şey ister ve sırada ne var diye merak eder önümüzdeki yemeği yerken tatlı ne var diye düşünürüz, tatlı yerken sofradan kalkınca ne yapalım sorusu aklımızdadır. 

Hiçbir şey yapmamanın güzelliği, bize aklımızı netleştirip gevşemeyi öğretmesidir. Kısa bir süre için de olsa zihninizi  bilmeme  özgürlüğüne açmasıdır. Tıpkı bedenimiz gibi, aklımızın da o çılgın tempoda çalışmaya ara verip dinlenmeye ihtiyacı vardır. Dinlenmesine imkan tanırsanız daha güçlü ve yaratıcı olmasını sağlarsınız.

18- Strese Dayanma Gücünüzü Azaltın

Oysa günümüz toplumunda bunun tam tersi istenir. Birisi bize  çok yoğun çalışıyorum  veya  çok stres altındayım  dediği zaman bu kimseleri çok takdir etmemiz beklenir. 
Müşterilerimin gururla  strese karşı çok dayanıklıyımdır  deyişlerini hemen her gün duymaktayım. Tabi bu insanların benden bekledikleri şey daha ağır stresi kaldırabilmeleri için dayanma güçlerini artırmam oluyor. 

Duygusal çevremizde hüküm süren ve hiç ihlal edilemeyen bir yasa vardır.

Mevcut durumunuzdaki stres düzeyimiz = Strese dayanma gücümüz

Ağır strese katlanabilirim diyen insanlar her zaman ağır stres altındadırlar. Demek ki insanlara strese dayanma gücünü artırmayı öğretirseniz, o oranda stresleri artacaktır.
Aklınızın gerektiğinden hızlı çalıştığını, işlerinizin çığrından çıktığını hissettiğiniz an, durup tekrar doğru rotaya geçmenin zamanıdır. Kolları sıvayıp bir şeye sarılmak yerine gevşeyin, derin soluklar alın, çıkın dolaşın. Bu durumu frenlemezseniz, tıpkı tepeden aşağı yuvarlanan bir kartopu örneğinde olduğu gibi stresiniz kendi momentini kazanarak kontrolden çıkar ve durdurmak imkansız olur.  

19- Haftada Bir Kez Yürekten Gelen Bir Mektup Yazın

Bu uygulama birçok insanın yaşamını değiştirmek de büyük bir rol oynamış onların daha huzurlu ve sevecen olmalarına yardım etmiştir. Birkaç dakikanızı ayırıp yüreğinizin sesiyle bir mektup yazmak size çok yararlı olacaktır. Mektubun amacı sevgi ve minnet duygularımızı ifade etmektir. Eğer mektup yazmada aklınıza bir şey gelmiyorsa kısa bir notla başlayabilirsiniz:  Sevgili …… bu sabah uyanınca hayatımda senin gibi insanlar bulunduğu için ne kadar talihli olduğumu düşündüm. Dostum olduğun için sana çok teşekkür ederim. Gerçekten çok talihliyim… Yaşamın sana tüm mutlulukları ve sevinçleri vermesini diliyorum. 

Böyle bir not yazıp göndermek sadece dikkatinizi hayatınızdaki iyi şeyler yöneltmenizi sağlamakla kalmaz bu notu alan kişi de büyük ihtimalle son derece duygulanacak ve size minnettar olacaktır. 

20- Kendi Cenazenize Katıldığınızı Farzedin
 
Bu yöntem biraz ürkütücü gelebilir, ancak bize hayatımızda neyin önemli olduğunu hatırlatmak bakımından son derece etkilidir.

Ölüm döşeğindeki insanlar geçmiş yaşamlarına baktıkları zaman hatalarını düşünüp, keşke farklı olsaydı derler ve ufak şeyleri dert ettiklerine pişman olurlar. Kendi cenazenize katıldığınızı hayal etmek size henüz fırsat varken geride kalan hayatınıza bir bakıp, önemli değişiklikleri yapma fırsatı verecektir.

Biraz ürkütücü ve acıklı olsa da hala yaşıyorken bunu yapmak size nasıl insan olmak istediğinizi ve sizin için gerçekten önemli önceliklerin ne olduğunu hatırlatır.

21- Sık Sık Tekrar Edin  Hayat Bir Acil Durum Değildir 

Bu yöntem bir bakıma bu kitabın ana fikridir. Her ne kadar pek çok insan tersine inansa da hayat gerçekten acil bir durum değildir. Müşterilerim hayatı acil bir durum gibi görme eğilimleri yüzünden hem ailelerini hem de kendilerini ihmal etmişlerdir. Ben de onlara öldükleri zaman yapılacak işler listesinin hala dolu olacağını, hiçbir zaman bitmeyeceğini hatırlatırdım. 

İşlerimiz plana göre gitmese de hayat devam eder, bu nedenle  hayat bir acil durum değildir  diye sık sık kendimize hatırlatmamız yararlı olacaktır.

Kaynak: Dr.Richard Carlson / Ufak Şeyleri Dert Etmeyin-Hepsi de Ufak Şeylerdir  / Alkım Yayınevi /İstanbul 2004

 

  İlgili Haberler

 

İlgili haber bulunamadı!

  İlgili Yazılar

 

İlgili yazı bulunamadı!
 

http://www.win-eurasia.com/tr

http://bit.ly/2B0388W




















































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi