SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   26 Haziran 2019, Çarşamba

Mayis 2019 Sayısı

Yıl : 16 | Sayı : s_181

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Arşiv
     İletişim

https://www.trex.com.tr


http://izmirmaktekfuari.com/e-davetiye2


http://www.kalitefuari.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 

























 

H. Yücel Koç

Meyve Aşısı mı Mutluluk Aşısı mı?


Geçen hafta annem anlattı. Annem Kartal  da Çarşı Mahallesinde oturuyor. Çarşı Mahallesi E-5  le otobanı birbirine bağlayan bağlantı yolunun E-5  e yakın olan tarafında bir mahalle. Pazara giderken bir adama rastlamış. Adam elinde bir çakı ve bez parçaları sokaklardaki sahipsiz ağaçlara aşı yapıyormuş. Adamla ayaküstü konuşmuş. Adam Devlet Demir Yollarından emekliymiş. Çok küçük yaşlarda bu mahalleye göçmüşler. Bu mahallenin sahipsiz ağaçlarının yabani meyvelerinden çok yemiş. Çocukları da bu ağaçlarla oyunlar oynamış, meyvelerinden yemişler. Şimdi ise torunları da yiyebilsin diye ağaçlara aşılar yapıyormuş. Herkesin malumu her yer çirkin binalarla doldu. İstanbul  un her yanında olduğu gibi Kartal da bu çirkinleşmeden payına düşeni aldı. Sanırım bu güzel adam da değişimi hüzünle izliyordur. Diyormuş ki,  bu ağaçların meyvelerinden ben yedim, çocuklarım yedi, bundan sonra da yiyen birileri olur. İnsanlar yemese kurtlar yer, böcekler yer, kuşlar yer. Bir yiyen olur.  17 yıldır her aşı döneminde bıkmadan usanmadan, adı konmamış bu işi görev edinmiş. Yüce gönüllülüğü düşünür müsünüz? O nasıl bir gönüldür? O gönül içinde neler taşır. Tüm umudunu kaybettiğinde bu güzel insanla karşılaşsan, otursa, sadece aşıladığı ağaçların çiçeklendiğinde neye döndüğünü anlatsa, baharı anlatsa, umutların en güzeliyle, yeniden başlar insan hayata. Siz ne dersiniz bilemem ama Anadolu bilgeliği böyle bir şey. O kadar sade, o kadar naif ki, anlayana, görene, bakmasını bilene çok şey anlatır. Evrenselliğin özünü içerir. Yüzlerce sahipsiz ağacı sessizce aşılamak. Allahım ne huzur, ne keyif. Milyonlarca insan için dünyanın en zor işi, bir güzel insan için dünyanın en basit ve en sıradan işi. Onun yaptıkları üzerine ne desem ne anlatsam yetersiz. Ne diyeyim var olsun, çok yaşasın. Sadece yaptıkları için değil, bize gösterdikleri için de ona çok şey borçlu olmalıyız.

Kim ne derse desin zaman hayata fark katan, ne yaparsa yapsın yaptığı işe gönlünü koyan insanların zamanı. Evet bağımlılıklar arttı, konformizm her şeyin önüne geçti. Ama ağaçlara aşı yapmak gibi gönüllü bir işi sessiz sedasız yapan insanlar da aramızda, içimizde. Cep telefonlarına, avmlere mahkûm olmamış insanlar da tanıyoruz. Kazandığı öğretmen aylığıyla minik öğrencilerinin ayakları karda kışta üşümesin diye ayakkabılar alan öğretmen, üstündeki kabanı betonda yatan köpeğin üstüne seren yaşlı adam, durmaksızın trafik kazası yaşanan bir geçitte elinde beyaz bayrakla gece gündüz sürücüleri uyaran acılı baba, çocuklar silahla vurulmasın diye varını yoğunu silahlanmayla mücadeleye adayan anne. Düşünün, bu insanları gördünüz, duydunuz, izlediniz, okudunuz. Belki herhangi bir haber gibi akıp gitti önünüzden. Oysa bu insanlar hayata can katıyor, zamana ruh kazandırıyor, unuttuğumuz değerleri gözlerimizin önüne seriyorlar. Yüreklerimize ılık bir sevgi hissini usulca hediye edip, işlerine devam ediyorlar.

Maltepe Köyiçi  ne yolu düşenler meydanda bir temizlik işçisinin süpürgesi ve faraşıyla betimlenmiş heykeliyle karşılaşırlar. O temizlik işçisinin adı Gazi Ceran. Gazi Ceran 1992 yılında işe başlıyor. Kısa sürede yaptığı işle, çalışkanlığıyla yardımseverliğiyle halkın sevgisini kazanıyor. Bir gün belediye Gazi Bey  in yerini değiştiriyor. Halk aynı gün tepki gösteriyor ve Gazi Bey ertesi gün tekrar Köyiçine dönüyor. Yaptığı işe yüreğini koyan, yaptığı işi kutsal gören, önemseyen bir insanın yarattığı fark kimsenin gözünden kaçmadığı gibi muhteşem bir değer buluyor. Öyle bir değer ki bir meydanda heykeli dikiliyor. Yaptığınız işi düşünün ve bir meydanda işinizle anıldığınız heykelinizin dikildiğini. Gurur duymaz mısınız? Hem de ne gurur, ne mutluluk?  
Yaptıkları işlerle fark yaratan insanları önemseyin, her fırsatta onları yüreklendirin, bilmeyenlere anlatın, yüceltin. Yüceltin ki farkındalıklarımız artsın. İşini seven, işine değer veren insanların sayısı artsın, artsın ki, verim artsın, kalite artsın, huzur artsın, mutluluk artsın ve hepsi yayılsın. 

İnanın anlattıklarım hiç ütopik değil. Sizce Japonlar bunu yapmıyor mu? Ya Almanlar? Suya attığınız bir taşın yarattığı halkalar gibi, ilk taşı atmaktan çekinmeyin. Göreceksiniz taşın yarattığı dalgalar halka halka büyüyecek. 

İş yerinizdeki insanları bugün başka bir gözle gözlemleyin. Fark yaratanları, yarattıkları farkları görmeye gayret edin. Fark yaratma potansiyeli olanları cesaretlendirin. Üstelik bunu sadece onlara duyduğunuz saygı için yapın, hiç bir şey ummadan. Emin olun mutlu olacaklardır. Mutluluk da bulaşıcıdır. Bekleyin ve görün, onun mutluluğu size de değecektir. Sizin vesile olduğunuz mutluluk hiç görmediğiniz, tanımadığınız başka insanlara da. Hadi bir taş atın suya, halka halka büyüsün mutluluk.

Sevgiyle kalın…
H. Yücel Koç

 

 

  İlgili Haberler

 

İlgili haber bulunamadı!

  İlgili Yazılar

 

İlgili yazı bulunamadı!
 

http://aluexpo.com

http://www.metalexpo.com.tr




















































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi