SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   12 Kasım 2019,

Ocak 2019 Sayısı

Yıl : 16 | Sayı : s_177

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Arşiv
     İletişim

https://www.busworldturkey.org




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 

























 

Nilgün Yalım Eren
yalimeren@yahoo.com.tr


Ufak Şeyleri Dert Etmeyin (7.Bölüm)


Dr. Richard Carlson (1961-2006)

Dr. Richard Carlson, Amerikalı yazar, psikoterapist ve motivasyon konuşmacısıdır. 1961 doğumlu olan yazarın ilk kitabı 1985 yılında yayınlanmıştır.  Ufak Şeyleri Dert Etmeyin, Hepsi de Ufak Şeylerdir  kitabı 1997 yılında en çok satanlar listesine girmiş ve iki yıl boyunca en çok okunanlar listesinde kalmıştır. 2006 yılında kitap tanıtımı için San Francisco dan New York a giderken uçakta hayata veda etmiştir. 

Bu değerli kitabın özetini bölümler halinde paylaşmaya devam ediyorum: 

64- Planlarınızda Esnek Olun
Bir plan yaptıktan sonra bundan sapmak herkese zor gelir. Planların esnek olmayışı da stres yaratır. Tam çalışırken, birden bir telefon gelir ve çok acele gitmem gerektiği söylenirse ne olur? Tasarladığım plan bozulmuş olur. Benim nasıl tepki göstermem gerekir? Hepimiz için sayısız örnek çıkabilir. Planlarınızın aniden değişmesi gerektiği, olmasını beklediğiniz bir şeyin gerçekleşmediği, kişilerin sözlerinde durmadığı, beklediğinizden daha az para kazanmanız ve bunun gibi nice durumlar yaşamanız mümkündür.

Kendinize şu soruyu sormalısınız: Gerçekten önemli olan nedir? Bu, bizim öncelik sıramızın ne olduğuna bağlıdır. Bir plan yaparken bunun bir parçasının değişebileceğini dikkate alırsanız, daha rahat ve sorunsuz bir insan olursunuz. 

65- Sahip Olmak İstediklerinizi Değil, Elde Ettiklerinizi Düşünün
Gördüğüm en yaygın ve en yıkıcı eğilim, insanların sahip olduklarına değil, sahip olmak istediklerine odaklanmasıdır. Nelere sahip olduğumuzun hiç önemi yok gibidir. İstediğimiz şeye kavuşsak bile mutsuzluğumuz sürer ve kendimizi yeni arzular içinde buluruz. Ancak mutlu olmanın bir yolu vardır. Bu, düşüncelerimizi elimizde olanlara yöneltmektir. Eşinizin farklı olmasını isteyip durmaktansa, onun çok iyi niteliklerini düşünmeye çalışın. Maaşınızdan şikayet etmektense, bir işiniz olduğu için şükredin. 

 Keşke hayatım farklı olsaydı  yakınmasının tuzağına düşmeyin. Hemen frene basın ve derin bir soluk aldıktan sonra şükretmeniz gereken onca şeyi hatırlayın. 

Eşinizin iyi niteliklerini odaklanırsanız, o da size karşı daha sevecen olur. Maaşınız hakkında yakınmaktansa, halinize şükrederseniz daha başarılı ve üretken olursunuz. Bir an önce bu düşünce devrimini yaparsanız yaşamınız eskisinden çok daha keyifli olacaktır. 
66- Olumsuz Düşüncelerinize Yüz Vermeyin
Yapılan tahminlere göre ortalama bir insan bir günde yaklaşık 50.000 düşünce üretiyor. Bu düşüncelerden bazıları olumlu ve üretkendir, fakat birçoğu olumsuz olup, öfke, korku kötümserlik ve endişe barındırır. Daha huzurlu bir insan olabilme yolunda sorunumuz, olumsuz düşüncelere sahip olup, olmamak değildir, çünkü mutlaka olumsuz düşüncelerimiz olacaktır.  Önemli olan bunları ele alırken yapacağımız seçimdir. 

Olumsuz düşüncelere karşı insanın yapabileceği iki şey vardır: Bunları tahlil edebilirsiniz, iyice üzerinde durur, dönüp bir kez daha düşünebilirsiniz. Ya da bunları yok saymayı öğrenip, yüz vermez, üstünde durmaz ve ciddiye almazsınız. 

Aklınızda bir düşünce olduğu zaman, niteliği ne olursa olsun bu sadece bir düşüncedir. Sizin rızanız olmadan canınızı yakamaz. İşe gelmek üzere evden çıkarken yaşanmış bir tartışma artık gerçek bir tartışma değil, aklınızdaki bir düşüncedir. Hangi durumda olursa olsun olumsuz düşüncelerinizi kovabilirseniz, yerini hemen huzurlu bir duygu alacaktır. Daha sakin ve huzurlu iken de aklınız ve sağ duyunuz size ne yapacağınızı söyler.

 67- Dostlarınızdan Ve Ailenizden Bir Şeyler Öğrenmeye Açık Olun
Maalesef bize en yakın olan insanlardan, yani ailemizden, eşimizden, çocuklarımızdan ve dostlarımızdan bir şeyler öğrenmeye isteksiziz. Öğrenmeye açık olacağımız yerde kimi zaman mahcubiyetten, kimi zaman korkudan, inattan veya gurur yüzünden kendimizi kapatırız. Bu çok üzücüdür, çünkü çoğu kez bize en yakın insanlar en doğrusunu bilmektedirler. Bütün gereken biraz yüreklilik, alçak gönüllülük ve egonuzu bir yana atabilme becerisidir. Özellikle ailenizin bazı üyelerine kulak tıkıyorsanız, onlara içtenlikle görüşlerini sorduğunuz zaman nasıl mutlu olacaklarına inanamayacaksınız.

68- Bulunduğunuz Konumda Mutlu Olmaya Bakın
Ne yazık ki çoğumuz sürekli olarak mutluluğumuzu erteler dururuz, hem de belirsiz bir geleceğe kadar. Kendimizi hep  Bir gün mutlu olacağım  diye avutuyoruz. Faturalar ödendiğinde, okulu bitirdiğimizde, ilk işimize başladığımız zaman, terfi edince, yeni bir ev ve otomobil alınca veya evlendikten sonra hayatımızın daha güzel olacağına kendimizi inandırırız. Sonra çocuğumuz olsun isteriz, sonra çocuklar küçük olduğu için sıkıntı duyarız. Mutlu olma koşullarımız hiç bitmez. Oysa bu arada yaşam akıp gitmektedir. Aslında mutlu olmak için şu andan daha iyi bir zaman yoktur. Mutluluğa giden bir yol yoktur, mutluluk o yolun kendisidir. 

69- Unutmayın: İnsanı Edindiği Huylar Oluşturur 
Huylarınız,  sizin kişiliğinizi oluşturur. Sözgelimi, hayatınızda bir terslik çıkınca hemen gerginleşme huyunuz varsa, herhangi bir eleştiriye hemen kendinizi savunarak karşılık veriyorsanız, hep haklı çıkmakta ısrarcıysanız ne yazık ki hayatınızda bu alışkanlıkların bir yansıması olacaktır. 

Oysa içinizdeki sevgi, sabır, anlayış, alçak gönüllülük ve huzur gibi nitelikleri de aynı şekilde tekrarlama yoluyla yüzeye çıkarabilirsiniz. Sadece kendi alışkanlıklarınızın farkına varırsanız çok büyük yararı olacaktır. Dikkatiniz nerede? Zamanınızı nasıl geçiriyorsunuz? Hedeflerinize uygun alışkanlıklar geliştiriyor musunuz? Hayatınız size uyuyor mu? 

Pek çok insan zamanlarını, yüreklerini gerçekten besleyecek şeylere ayırmaktansa ya evleri, otomobilleri ile ilgilenmekte veya televizyon izlemektedir. Eğer sık sık tekrarladığınız şeylerin huy haline geldiğini hatırlarsanız, farklı alışkanlıklar geliştirmeye başlarsınız. 

70- Zihninizi Sessizleştirin
Pascal ın ünlü bir sözü vardır:  İnsanlığın bütün sorunları, kişinin tek başına bir odada sessizce oturamamasından kaynaklanır.  Sakin bir zihin, iç huzurun temelidir. Zihni sakinleştirmek ve sessizleştirmek için birçok teknik vardır. Eski deyimiyle tefekküre dalmak,  derin soluklar almak ve gözünde canlandırmak bunlardan bazılarıdır. Tüm dünyada en çok uygulanan teknik meditasyondur. Günde beş on dakikalık eğitimlerle zihninizi sakin ve sessiz bir hale getirebilirsiniz. Meditasyon, sakinleşmeyi ve huzurlu olmayı öğretir.

Meditasyonun temeli zihni boşaltmaktır. Genelde tek başına, sessiz bir ortamda gözlerinizi kapar ve tüm dikkatinizi solumanıza verirsiniz… soluk alın, soluk verin. Aklınıza düşünceler üşüşmeye başlarken, bunları kibarca kovup dikkatinizi tekrar solumanıza verin. Bunu tekrar, tekrar yapın.  Zamanla kendinize eğitip, aklınıza sızmaya çalışan düşünceleri nazikçe kovarak, dikkatinizi soluklarınızda tutmayı başaracaksınız. 

71- Yogaya Başlayın 

72- Hizmeti Yaşamınızın Bir Parçası Haline Getirin 
Daha sevecen ve daha iyi bir insan olmak için eylem gereklidir. En katıksız iyilik ve cömertlik örnekleri hep doğal olanlarıdır. Güne başlarken kendinize  Nasıl hizmet verebilirim?  diye sorabilirsiniz. Başkalarına yardım edebileceğiniz yolları hatırlatması bakımından bu yöntem çok yararlıdır. 

Eğer hedeflerinizden biri başkalarına yardım etmekse, en uygun yolları kolayca bulursunuz. Fırsatlar sonsuzdur. Birisine bir iyilik yaptıktan sonra, neden başkaları da aynı şeyi benim için yapmıyor diye düşünmekten kaçının. 

Çoğu zaman hizmet vermenin en güzel yolu, fark edilmeyen küçük iyiliklerdir.  Örneğin eşinize destek olmak ya da sadece onu dinlemek için zaman ayırmak gibi. Eski bir deyiş vardır:  Vermenin ödülü kendisidir.  Verdiğiniz zaman mutlaka siz de alırsınız. 

73- Bir İyilik Yapın Ve Karşılığını Ne İsteyin Ne De Bekleyin

74- Sorunlarınızı Öğretmeniniz Olarak Görün 
Çoğu insan bilir ki, yaşamlarımızdaki en büyük stres kaynaklarından biri de sorunlarımızdır. Oysa, duyduğumuz stres miktarı sorunlardan çok, bu sorunları nasıl ele aldığımızla ilgilidir. Başka bir deyişle, biz sorunlarımızı ne kadar sorun haline getiriyoruz? 

Sorunlarımızla buluştukça ve kurtulmak istedikçe daha kötü görünmeye başlar ve daha çok strese neden olur. Sorunları yaşamın bir parçası olarak kabul ettiğimiz ve onları bir öğretmen gibi görebildiğimiz zaman sırtımızdan büyük bir yük kalkmış olur. 

Sorunlarınızı itmeye çalışıp direnmektense, onlara sarılmayı deneyin. Bu sorunu, aklınızda kalbinizin yanına getirin ve kendinize şu soruyu sorun: Bu durum bana ne gibi değerli dersler verebilir? Bana daha dikkatli ve sabırlı olmayı öğretiyor olabilir mi? 

Sorunlarınızı ışık altında tutarsanız, tıpkı sıkılı bir yumruğun açılması gibi, yumuşamaya başlayacaktır. Bu stratejiyi bir deneyin. Siz de çoğu sorunun sandığınız kadar büyük meseleler olmadığını kabul edeceksiniz. 

Kaynak: Dr. Richard Carlson/Ufak Şeyleri Dert Etmeyin-Hepsi de Ufak Şeylerdir/Alkım Yay./İstanbul, 2004

 

  İlgili Haberler

 

İlgili haber bulunamadı!

  İlgili Yazılar

 

İlgili yazı bulunamadı!
 

http://www.istexpo.com/midest-paris.html

http://www.sektorel.com/sektor-haberleri/beyaz-esya/beyaz-esya-ana-ve-yan-sanayi-fuari-hefi-mart-2020de-2-kez-yapilacak




















































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi